“Ben bunu hak edecek ne yaptım abi? Delisin sen, biliyorsun değil mi? Bu kadar uğraşacağını hiç düşünmemiştim. Beklediğimin çok üstünde olmuş, ne diyeceğimi bilemedim.”
MEGO’da iş, bir şeyi yalnızca güzel göstermekle başlamaz. Önce markanın ne söylemesi gerektiğini, neye benzememesi gerektiğini ve onu gerçekten kendine ait yapan şeyi ararım. Marka kimliği, tasarım, sanat yönetimi, fotoğraf ve prodüksiyon; fikirden teslime kadar aynı bakışın içinden geçer.
Parayı bırakıp logoyu alacağın bir tezgâh değilim. Hazır bir estetiği alıp her markanın üzerine geçirmem. Aynı masaya oturur, doğru soruları sorar, fikri kazar ve karakteri ortaya çıkarırım.
Marka kimliği, logo tasarımı, görsel kimlik, kampanya tasarımı, sosyal medya, ambalaj ve web tasarımı tarafında markanın kendine ait görsel dilini kuruyorum. Hazır estetikleri tekrar etmek yerine, markanın karakterini, hedef kitlesini ve iletişim biçimini anlayıp ona özgü bir tasarım sistemi oluşturmaya odaklanıyorum.
Ürün fotoğrafı, marka çekimi, kampanya, model, stüdyo ve lifestyle çekimlerinde yalnızca estetik bir kare üretmekle yetinmiyorum. Işık, kadraj, atmosfer, model, ürün ve mekânı aynı yaratıcı fikir etrafında bir araya getirerek markanın görsel dünyasını fotoğrafla güçlendiriyorum.
Video prodüksiyon, reklam filmi, sosyal medya içeriği, kurgu, edit ve konsept geliştirme süreçlerinde fikri hareketli görüntüye dönüştürüyorum. Projenin ihtiyacına göre doğru ekip ve uzmanlarla çalışarak yaratıcı yönü, çekimi ve post-prodüksiyonu aynı bütünlük içinde tutuyorum.
Kusursuz bir brief beklemiyorum. Bir fikir, bir dert ya da sadece “şöyle bir şey olsa” demen yeter. Oradan sonra araştırıyor, doğru soruları soruyor, eskizlerle ihtimalleri çoğaltıyor ve işin kendine ait karakterini buluyorum. Gerisi; fikri büyütmek, görsel dünyasını kurmak ve onu gerçekten kendine ait bir şeye dönüştürmek.
“Ben bunu hak edecek ne yaptım abi? Delisin sen, biliyorsun değil mi? Bu kadar uğraşacağını hiç düşünmemiştim. Beklediğimin çok üstünde olmuş, ne diyeceğimi bilemedim.”
“Senden zaten böyle bir iş bekliyordum, o yüzden sonuç karşısında hiç şaşırmadım. Ne verirsek verelim kendi dokunuşunu katıp başka bir seviyeye çıkaracağını biliyordum. Tam da beklediğim gibi olmuş.”
“Elini neye atsan güzelleştiriyorsun gerçekten. Sen dokununca her şeyin havası değişiyor. En basit şey bile senin elinden geçince başka bir karaktere bürünüyor.”
“Abi yaaaaa sen süpersin gerçekten. Çok teşekkür ederim. Cidden beklediğimden çok başka bir şey çıktı ortaya. Birkaç kere dönüp dönüp baktım, insanın gözü takılıp kalıyor.”
“Vay beee, harbiden çok iyi ya. Aga sürekli açıp bakıyorum, o kadar hoşuma gitti ki dövmesini mi yaptırsam diye düşündüm. Ciddiyim.”
“Yusufff eline sağlık, çok güzel olmuş. Çooook beğendim ben, Boğaçhan da çok beğenmiş. Emeğine sağlık, içime çok sindi.”
Bir marka, kampanya, çekim ya da henüz adını koyamadığın bir fikir.
Başlangıç için kusursuz bir brief gerekmiyor.